RECM,İhsan ve Muhsan Terimi
12/4/2007 · Kategori:
RECM,İhsan ve Muhsan Terimi
İhsan (sat ile), bir İslâm hukuku terimi olarak; bir erkek veya kadına had cezâsı uygulanabilmesi için bunlarda şer'an bulunması gereken vasıfları ifâde eder. Bu niteliklere sahip erkeğe "muhsan", kadına "muhsana" denir. Çoğulu "muhsanât"tır.
İhsan, zinâ iftirası (kazf) ve recm ihsanı olmak üzere ikiye ayrılır. Zinâ iftirası atılan kimsenin muhsan sayılması için akıllı, ergin, hür, müslüman ve zinâdan iffetli bulunması gerekir. Bu nitelikler olunca iftiracıya âyette şu cezâ öngörülür: "Nâmuslu ve hür kadınlara zinâ iftirası atan, sonra da bunu dört şâhitle ispat edemeyen kimselere seksen değnek vurun. Onların ebedî olarak şâhitliklerini kabul etmeyin. Onlar fâsıkların ta kendileridir" (24/Nûr, 4).
Ancak, kadın zinâyı ikrar eder veya iftiracı dört şâhitle bunu ispat ederse had cezâsı düşer. Recm için muhsan sayılmada ise erkek veya kadında yedi niteliğin bulunması şarttır. Bu nitelikler şunlardır: Akıllı olmak, ergin bulunmak, hür ve müslüman olmak, sahih nikâhlı bulunmak ve bu nikâhtan sonra eşiyle meni gelmese bile guslü gerektirecek şekilde cinsel temasta bulunmak. Bu şartlardan herhangi birisi bulunmazsa cezâ yüz değneğe dönüşür. Bu duruma göre, küçük çocuk, akıl hastası, köle, kâfir, fâsit nikâhla evli kimse veya cinsel temas olmayan mücerred nikâhla evli kimse için "muhsanlık" söz konusu olmaz. Diğer yandan erkek muhsanlık şartlarını taşır, fakat karısı küçük, akıl hastası veya câriye olmak gibi bir sebeple muhsan bulunmazsa, ondan bu ârızalar kalktıktan sonra kocası onunla eşit şartlarda yeniden cinsel temasta bulunmadıkça koca muhsan sayılmaz. Çünkü bu yedi şartın eşlerde birlikte bulunması gerekir.
Ebû Yusuf'a göre, bir müslüman sahih nikâhlısı olan bir gayri müslim kadınla cinsel temasta bulunmakla muhsan olur. Şâfiîler de bu görüştedir (eş-Şirâzî, el-Mühezzeb, II, 268). Buna göre, biri küçük, diğeri ergin; biri uykuda, diğeri uyanık veya biri akıllı, diğeri akıl hastası olan karı-koca cinsel temasta bulununca, ehliyetli olan muhsan sayılır, daha sonra başkası ile zinâ ederse had cezâsı yalnız ona uygulanır.
Muhsanlık sıfatının devamı için evliliğin devam etmekte olması şart değildir. Bu yüzden ömründe bir defa evlenen ve eşiyle cinsel temasta bulunup da, dul kalmış olan kimse de muhsan olabilir (Bilmen, a.g.e., III, 201). (6)
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır


