RECM,Fuhşun (Livâta ve Seviciliğin) Cezâsı: - TERK EDİLEN İSLAM - Blogcu




TERK EDİLEN İSLAM

RECM,Fuhşun (Livâta ve Seviciliğin) Cezâsı:

12/4/2007 · Kategori:

RECM,Fuhşun (Livâta ve Seviciliğin) Cezâsı:

 

Nisâ, 15. âyette fuhşa varan ve bu eylemleri dört tanık tarafından saptanan kadınların, ölünceye, ya da Allah kendileri yararına bir yol gösterinceye dek evlerinde tutulup serbest bırakılmamaları emredilmektedir. Âyetin "fuhşa varan kadınları evlerde tutunuz" cümlesinden, onların fuhuş yapmalarına engel olmak için evlerde tutulup dışarı çıkarılmamalarının istendiği anlaşıldığı gibi, nâmuslu kadınların, serbestçe dışarı çıkıp işlerini görebilecekleri de anlaşılmaktadır.

Nisâ 16. âyette de fuhşa varan iki erkeğe eziyet edilmesi, tevbe edip uslandıkları takdirde onların bağışlanması emredilmekte ve Allah'ın tevbeyi çok kabul eden, kullarına çok merhamet eden olduğu vurgulanarak insanlara acıma ve şefkat ile işlem yapılması öğütlenmektedir.

Müfessirlerin genel kanısına göre hem birinci, hem de ikinci âyette kast edilen fuhuş, zinâdır. Birinci âyette zinâ eden kadınların ölünceye dek, ya da Allah onların lehine bir yol gösterinceye kadar hapsedilmeleri, ikinci âyette de zinâ eden iki kişiden erkeklere eziyet edilmesi emredilmiştir. Bu âyetlerin bulunduğu Nisâ sûresi 98. sûredir. Daha sonra, iniş sırasına göre 102. sûre olan Nûr sûresinin; "Zinâ eden kadın ve zinâ eden erkeğin her birine yüz celde vurunuz, eğer Allah'a ve âhiret gününe iman ediyorsanız, Allah'ın bu cezâsını uygulama konusunda acıma duygusuna kapılmayınız. Onların cezâlandırılmasına, bir grup mü'min de tanık olsun." (24/Nûr, 2) âyeti inerek Nisâ sûresinin belirlediği kadınlara hapis, erkeklere eziyet cezâlarını kaldırarak hapse çevirmiştir. Evlilerin recmedileceği hakkındaki hadis ile de bu son âyetin hükmü sadece zinâ eden bekârlara özgü kılınmıştır. Yani bu âyet de vâhid haber denilen tek veya bir-iki kişinin aktardığı sözle neshedilmiştir.

Bu akıl yürütmeler, nesihler, tahsisler ve tebdiller, hep geleneğin Kur'an'a egemen kılınmasından başka bir şey değildir. Gerçekte her âyetin hükmü yerli yerince durmaktadır. Ne nesih vardır, ne de tebdil ve tahsis. Ebû Müslim İsfahânî'nin de dediği gibi 15. âyette, "fuhşa varan kadınlar" çoğul getirilmiştir. Bu, birkaç kadın arasında yapılan bir eylemi belirlemektedir ki, özneleri: "Vellâtî: Kadınlar" şeklinde çoğul yapılmıştır. Bu, Arapların "sihâk" dedikleri, bugün sevicilik denilen kadınlar arası sapık ilişki, yani lezbiyenliktir. Bunu yapan (sahhâka)ların cezâsı, bu işe engel olmak, nâmuslarını korumak için o kadınların evlerde gözetim altında tutulmasıdır. Çünkü kadın serbest bırakılırsa yine gidip kendisi gibilerini bulacak ve onlarla sapık ilişkiye girecektir. Allah'ın, onlar lehine göstereceği yol da recm olamaz. Çünkü recm, kadının lehine değil; son derece aleyhine bir cezâdır. Allah'ın onlar lehine göstereceği yol, evlenme yolu, nikâh bağıdır. Kadın evlenince korunmuş olur, artık böyle sapık ilişkilerden kurtulur.

İkinci âyette işlenen fuhuş, iki erkek arasında yapılan fuhuştur ki, özneler tesniye müzekker (erkek ikil) kipiyle getirilmiştir. Öyle ise bu iş de erkek ve kadın arasında geçen zinâ değil; iki erkek arasında geçen eşcinsel ilişkidir. Bunların da halk içinde eziyet ile cezâlandırılmaları, böylece uslandırılıp bu işten vazgeçirilmeleri buyurulmaktadır.

Nûr sûresinde ise "Zinâ eden kadın ve zinâ eden erkek" diye iki cins ayrı ayrı belirtilmektedir. İşte karşıt cinsler arasındaki gayri meşrû ilişkinin adı zinâdır. Bunun cezâsı da yüz sopadır. Caydırıcı olması için bu cezânın, halk arasında uygulanması emredilmiştir.

Bu âyetin hükmü geneldir; zâten başındaki istiğrak ifâde eden elif-lâm (el) ta'rif harfi, zinâ eden tüm kadınları ve zinâ eden tüm erkekleri kelimenin kapsamı içine alır. Evli veya bekâr fark etmez. Âyetin hükmü, evli-bekâr bütün zinâ edenleri kapsar. Zâten evliye de, bekâra da zinâ cezâsının sadece sopa ile işkence olduğu, zinâ suçuyla suçlanan evli kadına yapılacak "lian" durumunu açıklayan âyetlerin sonunda açığa çıkmaktadır. Çünkü kocası tarafından zinâ ile suçlanan kadın, dört defa yemin edip kocasının yalan söylediğini; beşinci kez de eğer kocası doğru söylüyorsa Allah'ın gazabının kendi üzerine olacağını söylemesinin, kendisinden azâb cezâsını savacağı belirtilmektedir (24/Nûr, 8-9). Eğer evli kadının zinâ suçu recm (yani taşlayarak öldürme) ise, artık buna azâb (işkence) denmez. Oysa âyette "Böyle şâhitlik etmesi, kendisinden azâbı savar" denmektedir. Demek ki zinâ ile suçlanan o evli kadının cezâsı recm değil; sûrenin ikinci âyetinde belirtilen yüz sopa ile işkence etmektir. Ama dört tanıkla tesbit edilemeyen zinâ suçunu kadının yemin ederek inkâr etmesi, kendisinden bu işkence cezâsını kaldırmaktadır.

Bu cezânın, evli-bekâr herkese sadece dövme cezâsı olduğu hakkında, bundan ayrı olarak iki kesin kanıt daha vardır. Biri, Ahzâb sûresinin 30. âyeti, diğeri de, evlendiği halde zinâ eden câriyenin cezâsını belirleyen Nisâ 25. âyetinin son kısmıdır. Ahzâb 30'da şâyet Peygamber hanımlarından biri fuhuş yaparsa ona, diğer kadınlara yapılan işkencenin iki katı işkence yapılacağı belirtilmektedir. Demek ki evli kadına verilecek fuhuş cezâsı azâb, yani işkencedir, aksi takdirde recmin iki katı olmaz. Nisâ 25'de de evlendiği halde zinâ eden câriyeye, diğer evli kadınların cezâsının yarısının uygulanması emredilmektedir. Eğer evli kadının zinâ cezâsı yüz sopa ise yarısı elli sopa eder. Ama evli kadının cezâsı recm ise recmin yarısı yoktur. Bütün bu kanıtlar, Kur'an'ın recmi kaldırdığını ve evli-bekâr, zinâ eden herkese sadece yüz sopa cezâsını getirdiğini ortaya koymaktadır.

"İman edenler içinde fuhşun/edepsizliğin yayılmasını isteyenler için dünyada da, âhirette de acı bir azâb vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (24/Nûr, 19) âyetinde de fuhuş haberlerini, edepsizliği yayanların acı azâba uğrayacakları vurgulanmakta, böylece nâmuslu insanlar hakkında kötü haberler yaymak yasaklandığı gibi, müstehcen söz ve yayınlarla edepsizliğin, fuhşun toplumda yaygınlaşmasına çalışanlar şiddetle uyarılmaktadır." (9)


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

-

Avrupa @ Yahoo! Video
Dost Kamusal Alan