İSLAM’DA KADININ DEĞERİ

2007-01-18 10:40:00

İslâm Dîni, kadına en büyük değeri vermiş ve onun namuslu, temiz, vakarlı, haysiyetli ve şerefli bir tarzda yaşamasını sağlamıştır. İslâm nazarında kadın, şefkat, merhamet, hürmet duyulması ve nezâket gösterilmesi gereken asîl ve nezîh bir varlıktır. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, kadınların nârin, nâzik ve kibâr olduklarına işâretle, onların hiç kırılmaması ve incitilmemesi gerektiğini tavsiye etmişlerdir. Bir hadîs-i şerîflerinde: "... Kadınlar hakkında hayırlı olup nezâketle muâmele etmenize dâir vasiyyetime itâat ediniz! Çünkü onlar eğe kemiğinden yaratılmıştır. Eğe kemiğinin en eğri tarafı üst kısmı (ortası) dır. Eğer sen onu doğrultmaya uğraşırsan, kırarsın; kendi hâline bırakırsan, daima eğri kalır. O halde kadınlar hakkında hayır öğüdüme dikkat ediniz!" (1) buyurur. Hz. Peygamber (s.a.v.)’e ilk defâ inanan ve O’na en büyük desteği veren Hz. Hatîce (r.anha) vâlidemizdir. Nitekim Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Hatîce (r.anha) vâlidemiz hakkında şöyle buyurur: "Allâh bana Hatîce’den hayırlı bir kadın vermemiştir. Bütün insanlar beni yalanlarken, O beni tasdîk etmiş; insanlar benden kaçarken, O beni malı ile desteklemiştir. Ve Allâh bana başka hanımlardan değil, O’ndan çocuk ihsân etmiştir." (2) Kadın, aynı zamanda ilk İslâm şehîdidir. Hz. Ammâr (r.a.)’ın annesi Hz. Sümeyye (r.anha), Mekke’de müslümanlığı ilk kabul edenlerden ve bu yüzden dayanılmaz işkencelere uğrayanlardandı. Kendisine İslâm’dan ayrılması için yapılan her türlü eziyet ve zulme rağmen, hak yoldan dönmedi. Sonunda Sümeyye (r.anha), Ebû Cehl’in süngüsü altında can vermiş ve Allâh yolunda ilk İslâm şehîdi olmak şeref ve mertebesine erişmiştir. (3) Kur’ân-ı Kerîm’de "en-Nisâ"(Kadınlar) isimli, yüz yetmiş altı âyetlik uzun bir sûre olduğu gibi, ayrıca "Meryem" diye Hz. Îsâ (a.s.)’ın annesine atfedilen doksan sekiz âyetlik müstakil bir sûre daha vardır. Bunlardan başka; "en-Nûr, el-Ahzâb, el-Mümtehine, et-Tahrîm ve et-Talâk" sûreler... Devamı

KAFİRLER, AHLAKSIZ VE İNKARCI İNSAN YETİŞTİRİRLER"

2007-01-14 22:47:00

(NÛH suresi 26. ayet): وَقَالَ نُوحٌ رَّبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْأَرْضِ مِنَ الْكَافِرِينَ دَيَّارًا Nuh: "Rabbim! dedi, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!" (NÛH suresi 27. ayet): إِنَّكَ إِن تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوا إِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا "Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; yalnız ahlâksız, nankör (insanlar) doğururlar (yetiştirirler)." ... Devamı

İbadet Edilen Put, Haç, Taş, İnek, Mezar, Resim, Hayvan vb. Şeyl

2007-01-11 01:23:00

Allah (c.c) dışında bu zikri geçen şeylere ibadet edilirse, bu şeyler tagut olur. Şöyle denilebilir: “Zikri geçen bu şeyler çok basit şeylerdir. Bunların hakkında konuşmak ise yersizdir. Zira zamanımızda bunlara ibadet eden kimse yoktur. Üstelik yaşadığımız çağ ilim ve teknoloji çağıdır. Bu sebeble bu çağda, bu gibi şeylere önem vererek onlara ibadet eden kimselerin bulunması mümkün değildir.” Bunlara cevaben diyorum ki: “İnsanlara, halklara ve milletlerin durumlarına baktığınızda, yeryüzünün üçte ikisinin Allah (c.c) dışında bu basit dediğiniz şeylere ibadet ettiğini görürsünüz. Nüfusu bir milyardan fazla olan Çin’e bakınız! Japonya ve Asya devletlerinin çoğuna bakınız! Amerika ve Afrikada ve Avrupadaki bazı halklara bakınız! Buralarda yaşayan insanların çoğunun putperest olduğunu, put ve resimlere ibadet ettiklerini görürsünüz. Hind kıtasına baktığınızda, oradaki insanların çoğunun ineğe, putlara ve mezarlara ibadet ettiklerini görürsünüz. Haçlı Avrupa’ya bakın! Kilise ve ibadethaneleri Allah (c.c)’tan başka ibadet edilen put ve resimlerle doludur. Onların kiliseleri İsa (a.s) ve onun annesi Meryem olarak tasvir ettikleri ve büyükleri olan, aziz diye tabir ettikleri din adamları ve rahiplerinin heykel ve resimleriyle dolu değil mi? Onlar ibadetlerini, Allah (cc)’tan başka bu put ve resimlere yaparlar. Son olarak; onların icad ettikleri ve Allah (c.c)’tan başka ibadet ettikleri yeni bir putları daha vardır: “Noel Baba...” Onların inancına göre bu Noel Baba onlara hayır getirmektedir. Buna ilaveten onların her miladi senenin başında yaptıkları bir “yılbaşı ağacı” vardır. Bu ağacı yüceltirler, ona kutsal bir değer verirler ve onun için büyük törenler yaparlar. Bu sebeble her sene yeni bir put icad ederler. Onların papaz ve rahipleri de Allah (c.c)’tan başka tapındıkları bu putu tebrik ederler. Hristiyanların, mezhepleri ne kadar değişik olursa olsun, ibadetlerine ve icad ettik... Devamı

Allahdan Korkun,Doğrularla beraber Olun

2007-01-09 15:37:00

Her halü karda Müslüman doğrularla birlikte olacaktır,ister savaşta,ister barışta,Münafıkları değil,Hıristiyan,Yahudileri değil,Müslüman,Müslümanlarla birlik olacaktır.Münafıklara çok dikkat etmek lazım. (TEVBE suresi 119. ayet)          يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun. (AHZÂB suresi 23. ayet)           مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَى نَحْبَهُ وَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلًا Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o y... Devamı

GÜLDÜREN DE AĞLATAN DA ALLAH'TIR

2007-01-09 10:40:00

(NECM suresi 43. ayet): وَأَنَّهُ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَى Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur. (NECM suresi 44. ayet): وَأَنَّهُ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا Öldüren de dirilten de O'dur. Devamı

"HAİNLİK"Hıristiyan hainlerle birlik olmayınız.

2007-01-08 13:13:00

Hıristiyanların,hain ve islam düşmanı olduğuna dair yüzlerce Ayet bulabilirsiniz. Bu hainleri ve bu hain taraftarlarını affetmeyiniz.Ben bunları sevmiyorum. Çünkü Lanetlenmişlerdir.Haindirler,sinsice ihanet ederler. (NİSA suresi 105. ayet): إِنَّا أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا أَرَاكَ اللّهُ وَلاَ تَكُن لِّلْخَآئِنِينَ خَصِيمًا Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma! (NİSA suresi 107. ayet): وَلاَ تُجَادِلْ عَنِ الَّذِينَ يَخْتَانُونَ أَنفُسَهُمْ إِنَّ اللّهَ لاَ يُحِبُّ مَن كَانَ خَوَّانًا أَثِيمًا Kendilerine hıyanet edenleri savunma; çünkü Allah hain... Devamı

Allah'dan istemek

2007-01-07 13:14:00

Allah Teâlâ :     «O halde (işlerinden) boşaldığın zaman yine kalk yorul. Ve Rabbine rağbet et (O'nun rızasını, O'nun sevgisini kazanmaya çalış, yalnız O'nu arzu et, yalnız O'ndan um)» (94 İnşirah 7-8)buyurmaktadır.     Peygamber (s.a.v.) İbn Abbas'a :     «İstediğin zaman Allah'tan iste. Yardım dilediğin zaman da O'ndan. dile»  (Tirmizî,. Kıyâme   59;   Ahmed   bin   Hanbel   1/293,   303,   307)demiştir.     Tirmizî'de şöyle bir hadis rivayet edilir:     «Sizden her biriniz bütün ihtiyaçlarını Allah'tan istesin. Hattâ pabucunun tasması kopsa bile. Çünkü Allah tamirini müyesser kılmadı mı, onu tamir edemez» (Tirmizî, Deavât 117).     Sahih bir rivayette Peygamber (s.a.v.) Adiyb. Mâlik ve onunla birlikte kendisine biat edenlere:     «İnsanlardan hiçbir şey istemeyiniz» (İbn Mâce, İkâme  182)      tavsiyesinde bulunmuştur. Öyle ki sahabe, birinin kamçısı elinden yere düştüğünde, kimseye «onu bana ver» demezlerdi. Yetmiş bin kişinin hesap vermeden cennete gireceklerini bildiren sahih bir rivayette de, o kimselerin nitelikleri açıklanırken:     «Başkalarından kendilerine rukye yapılmasını istemeyen, dağlamayla tedavi yapmayan ve eşyada uğursuzluk görmeyenler»  (Buhârî, Tıb 17, 42; Müslim, îman 371, 372, 374;  Tirmizî, Kıyâme 16; Müsned   l/401,   403,   454), oldukları belirtilmektedir. Rukye istemek, bir tür başkasından istekte bulunmaktır.     insanlardan istekte bulunmayı yasaklayan hadîsler pek çoktur.     «Ancak üç kişi için dilenmek caizdir...» (Müslim, Zekât   109;   Ebu  Dâvud,  Zekât  26;   Tirmizî,   Zekât  23;   Nesâî, Zekât  80).     «... Devamı

İSLAM’DA KADININ DEĞERİ

2007-01-06 02:41:00

İslâm Dîni, kadına en büyük değeri vermiş ve onun namuslu, temiz, vakarlı, haysiyetli ve şerefli bir tarzda yaşamasını sağlamıştır. İslâm nazarında kadın, şefkat, merhamet, hürmet duyulması ve nezâket gösterilmesi gereken asîl ve nezîh bir varlıktır. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, kadınların nârin, nâzik ve kibâr olduklarına işâretle, onların hiç kırılmaması ve incitilmemesi gerektiğini tavsiye etmişlerdir. Bir hadîs-i şerîflerinde: "... Kadınlar hakkında hayırlı olup nezâketle muâmele etmenize dâir vasiyyetime itâat ediniz! Çünkü onlar eğe kemiğinden yaratılmıştır. Eğe kemiğinin en eğri tarafı üst kısmı (ortası) dır. Eğer sen onu doğrultmaya uğraşırsan, kırarsın; kendi hâline bırakırsan, daima eğri kalır. O halde kadınlar hakkında hayır öğüdüme dikkat ediniz!" buyurur. Hz. Peygamber (s.a.v.)’e ilk defâ inanan ve O’na en büyük desteği veren Hz. Hatîce (r.anha) vâlidemizdir. Nitekim Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz, Hz. Hatîce (r.anha) vâlidemiz hakkında şöyle buyurur: "Allâh bana Hatîce’den hayırlı bir kadın vermemiştir. Bütün insanlar beni yalanlarken, O beni tasdîk etmiş; insanlar benden kaçarken, O beni malı ile desteklemiştir. Ve Allâh bana başka hanımlardan değil, O’ndan çocuk ihsân etmiştir." Kadın, aynı zamanda ilk İslâm şehîdidir. Hz. Ammâr (r.a.)’ın annesi Hz. Sümeyye (r.anha), Mekke’de müslümanlığı ilk kabul edenlerden ve bu yüzden dayanılmaz işkencelere uğrayanlardandı. Kendisine İslâm’dan ayrılması için yapılan her türlü eziyet ve zulme rağmen, hak yoldan dönmedi. Sonunda Sümeyye (r.anha), Ebû Cehl’in süngüsü altında can vermiş ve Allâh yolunda ilk İslâm şehîdi olmak şeref ve mertebesine erişmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de "en-Nisâ"(Kadınlar) isimli, yüz yetmiş altı âyetlik uzun bir sûre olduğu gibi, ayrıca "Meryem" diye Hz. Îsâ (a.s.)’ın annesine atfedilen doksan sekiz âyetlik müstakil bir sûre daha vardır. Bunlardan başka; "en-Nûr, el-Ahzâb, el-Mümtehine, et-Tahrîm ve et-Talâk" sûreleri de kadın... Devamı

FETULLAH GÜLENİN ÖTEKİ YÜZÜ

2007-01-03 01:02:00

Tıklayınız: 20/12/2006: FETULLAH GÜLENİN ÖTEKİ YÜZÜ Devamı

ADAM ÖLDÜRMEK

2007-01-02 15:33:00

(BAKARA suresi 178. ayet): يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلَى الْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالأُنثَى بِالأُنثَى فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ أَخِيهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَأَدَاء إِلَيْهِ بِإِحْسَانٍ ذَلِكَ تَخْفِيفٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ فَمَنِ اعْتَدَى بَعْدَ ذَلِك&#... Devamı

ADALET-ADİL OLMAK

2007-01-02 15:19:00

(NİSA suresi 135. ayet): يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُونُواْ قَوَّامِينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَاء لِلّهِ وَلَوْ عَلَى أَنفُسِكُمْ أَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالأَقْرَبِينَ إِن يَكُنْ غَنِيًّا أَوْ فَقَيرًا فَاللّهُ أَوْلَى بِهِمَا فَلاَ تَتَّبِعُواْ الْهَوَى أَن تَعْدِلُواْ وَإِن تَلْوُواْ أَوْ تُعْرِضُواْ فَإِنَّ اللّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَل... Devamı

AÇLIK-ve İMTİHAN

2007-01-02 15:11:00

(BAKARA suresi 155. ayet): وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوفْ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الأَمَوَالِ وَالأنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber! ) Sabredenleri müjdele ! (NAHL suresi 112. ayet): وَضَرَبَ اللّهُ مَثَلاً قَرْيَةً كَانَتْ آمِنَةً مُّطْمَئِنَّةً يَأْتِيهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِّن كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِأَنْعُمِ اللّهِ فَأَذ... Devamı

MÜSLÜMANA YAPILAN ZULÜM

2006-12-18 23:34:00

Devamı

CUMARTESİ-Yahudilerin İmtihanı

2006-12-16 21:10:00

(BAKARA suresi 65. ayet): وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ الَّذِينَ اعْتَدَواْ مِنكُمْ فِي السَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُواْ قِرَدَةً خَاسِئِينَ İçinizden cumartesi günü azgınlık edip de, bu yüzden kendilerine: Aşağılık maymunlar olun! dediklerimizi elbette bilmektesiniz. (NİSA suresi 47. ayet): يَا أَيُّهَا الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ آمِنُواْ بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِّمَا مَعَكُم مِّن قَبْلِ أَن نَّطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلَى أَدْبَارِهَا أَوْ نَلْعَنَهُ... Devamı

Arefe

2006-12-15 01:56:00

İyilik, ihsan, bilme, tanıma, akıl ve dinin güzel gördüğü şey; itiraf; at yelesi; horoz ibiği; yüksek yer; dalga, sabır; aklın delâletiyle kişilerde yerleşen ve selim tabiatça benimsenip, kabul edilen söz ve fiiller anlamında bir İslâm hukuku terimi (Ebû Sünne, el-Urfu ve'l-Âde, Kahire 1947, s. 8; el-Cürcânî, Ta'rifât, Dersaadet 1283, s. 99, Urf mad.) Çoğulu "a'râf" ve "uref"tir. Bir de örf; kanunlarla sınırlanmaksızın, durumun gerektirdiği hüküm ve icraat anlamına gelir (Âsım Efendi, Kamus Tercemesi, İstanbul 1305, III, 674 "urf" maddesi; el-Mu'cemul-Vesît, II, 601 "urf" maddesi). Arapça'da "ö" harfi bulunmadığı için okunuşu "urf" şeklindedir. Yeni İslâm hukukçularından bazılarının tarifi şöyledir: "Örf, herkesin bildiği ve genellikle kendisine uyageldiği söz ve fiillerdir" (el-Hallaf el-Masâdır, Kuveyt 1390/1970, s. 145); "Örf; İslâm toplumunun benimsediği, alışageldiği ve günlük yaşayışında uymak zorunda bulunduğu söz veya fiillerdir" (Zeydân, el-Vecîz, Bağdat 1387/1967, s. 215); "Örf, insanların çoğunluğunun benimseyip alışkanlık haline getirdiği işler veya işittiğinde hatıra başka anlam gelmeyecek derecede özel bir anlamda kullanmayı alışkanlık haline getirdikleri lafızdır" (Zekiyüddin Şa'ban, Usûlül-Fıkh, Terceme. İbrahim Kafi Dönmez, Ankara 1990, s. 175). Bunlardan birincisine "amelî örf" denir. Bazı bilginler buna "âdet" de demiştir. Meselâ, bir çok kimselerin sözlü ifade kullanmaksızın parayı verip bedeli olan ekmek, dergi, gazete vb. teslim alması (beyu't-teâtî) ve kira bedelini peşin ödemeyi herkesin âdet haline getirmesi buna örnek verilebilir. İkincisi "kavlî örf" adını alır. Meselâ, "veled" kelimesi erkek ve kız çocuğunu kapsadığı halde, bunu bir belde halkı yalnız "erkek çocuğu" anlamında kullanmayı âdet haline getirmişse, bu çeşit örf söz konusu olur.Âdet sözcüğü, "avd" ve "avdet" kökünden bir isim olup, kök anlamı; ayrıldığı şeye yeniden dönmek, geri dönmektir. Âdet; alışılagelen, zaman zaman bir işi yapma ve işleme, bir ... Devamı

Cennet Ucuz Değil,Cehennem Lüzumsuz Değil

2006-12-14 10:55:00

Muhterem kardeşlerim. Kadının biri bir kediye su içiriyor cennete gidiyor,bazı günahları affolunuyor. Bir kadında kediden rahatsız olduğundan onu hepsediyor kedi yiyecek bir şey bulamadığından ölüyor kadın cehenneme gidiyor. (Allah buyuruyor ki:Vele tense nasibeke mineddünya ve ehsin kema ehsanellahu=Alahın sana dünyada nasipAolarak ihsan ettiğinden,sende başkalarına ihsanda bulun.)Veren el alan elden üstündür.ancak kişi her önüne gelen ,Allah rızası için bir sadaka ver diyene verilmez,bu ahmaklıktır,Allah buyuruyorki:Ya habibim sen gerçek dilencileri bilemezsin,onlar yüzlerinin hayasından dilenmezler.)ölçü budur,kişi başta ailesi olmak üzere,komşusu ve mahallesinde bulnan,yoksa mesafeyi uzaklaştırarak,araştırarak fakiri bularak vermelidir,ve verdiğini gizli vermeli,şirk olan riyayı katmamalı,ve minnet etmemelidir,bir çıkar,bir maddi karşılık beklememelidir.Allah ona vermemiş,ben niye vereyim mantığıyla haraket edemez.Allah kimini mal vererek,kimini aç bırakarak imtihan eder,mülk sahibi Allahtır,kul değildir.İslamı yaşasaydık,kişinin ana-Bası huzur evine gidermiydi?.huzursuz olurmuydu?,bu hal bizim için ayıp değilmi?.günah değilmi?,Allaha isyan değilmi?.Dinden kopma değilmi?,Huzursuzluk değilmi?.Öf bile diyemiyeceği,ebeveynini kapı dışarı etmenin manası nedir?. selamün aleykum. ------------------------------------------------ Devamı

Gülmek ve Ağlamak

2006-12-10 19:08:00

Devamı

Mehmet Boztepe-2

2006-12-06 16:02:00

Devamı

Mehmet Boztepe

2006-12-06 16:00:00

Kardeşim seni seviyorum. TOKAT Hatırası İHL Mezunlarının, piknik gününden görüntü. Devamı

mehmet boztepe

2006-12-06 13:27:00

Kardeşim seni seviyorum. TOKAT Hatırası İHL Mezunlarının, piknik gününden görüntü. Devamı