Bir Nevi İken, Binler Nevi Hükmünde Yaratmak Ne Demektir?

2010-05-22 09:36:00
Bir Nevi İken, Binler Nevi Hükmünde Yaratmak Ne Demektir?   Allah kainatta tasarruf ederken, hem kudretini, hem mükemmel sıfatlarını göstermek için, az bir şeyin eli ile çok şeyleri verdirir; bir sayfaya, kitabı sığdırıyor. Tek bir şeye yüzlerce vazife takar. 

Mesela bir karaciğere, tıbbın beyanı ile, dört yüz vazife takar.

Bir ağaç ile, tonlarca meyve verdirir. Yüz gramlık göze, ciltlerle yazılsa bitmeyen ilim ve hikmet takar. 

Şayet bunları tersi ile yapsa idi, yani bir karaciğer yerine, dört yüz vazife için ayrı ayrı karaciğer veya farklı organlar yaratsaydı,  her meyve için bir ağaç yaratsa idi, bahçeden üç beş kilo meyve yemek için, sayısız ağaçlar dikmek gerekecekti. 

İşte, kainatta hiçbir şey eşit yaratılmamış. Her vazifeyi görecek ayrı ayrı şeyler yerine, çok vazifeleri görecek bir şey yaratmış. 

İnsanlıkta da durum aynıdır. İnsanın bir ferdini, Allah öyle bir donatmış ki, sair türlere bedel yaratmış.

Allah, insana çok hissiyat ve cihazlar vermiş ve  duygularına sınır koymamış ki, çok makam ve mertebeleri elde edebilsin ve kainatın halifesi ve neticesi olduğunu gösterebilsin. Yani, Allah, bir insan ile çok mahsulat kaldırsın ve çok maksatları tahakkuk ettirsin. Bu yüzden insanı kayıt altına alıp, sınırsız duygularını susturmak imkansızdır.

Materyalist felsefenin mutlak eşitlik kanununu, yani sınıfsız toplum düşüncesi insanın fıtratı ile çelişiyor, uyuşmuyor. İnsan gibi cami ve geniş ve sınırsız duygu ile donatılmış bir varlığı, eşitlik ile kayıt altına almak ve her insan, fazilet ve kabiliyetçe aynıdır, demek, taptıkları tabiatın kanununa aykırıdır.

Allah, her insanı diğer türlerin üstünde yarattığı gibi, insanlar arasında da bazı insanları çok vazifeleri gördürmek için, diğer insanlardan farklı ve üstün vasıflarla donatmıştır. Onun için insanlar arasında kabiliyet ve fazilet noktasında mutlak eşitlik söz konusu değildir. Sınıfsız insan toplumu, ütopyadan öteye geçemez.

Mutlak eşitlik, ancak hukukta olur. Yani, kanunlar ve adalet önünde herkes eşittir. Sosyal statü ne olursa olsun, hukukta mutlak olarak herkes eşittir ve eşit olmalıdır. İslam bu eşitliği tam bir şekilde ortaya koymuştur. Zira İslam, fıtrat dinidir.
  Yirmi İkinci Lem'a  

 

0
0
0
Yorum Yaz