Ibadet - TERK EDİLEN İSLAM - Blogcu



TERK EDİLEN İSLAM

PEYGAMBERLER DE GÜNAHLARININ / HATALARININ AFFEDİLMESİNİ DİLERLE

Kategori: Ibadet

(NİSA suresi 106. ayet):

وَاسْتَغْفِرِ اللّهِ إِنَّ اللّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

Ve Allah'tan mağfiret iste, çünkü Allah, çok yarlığayıcı, ziyadesiyle esirgeyicidir.


(ŞUARA suresi 82. ayet):

وَالَّذِي أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ

Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O'dur.


(MÜ'MİN suresi 55. ayet):

فَاصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْإِبْكَارِ

(Resûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.


(MUHAMMED suresi 19. ayet):

فَاعْلَمْ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوَاكُمْ

Bil ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. (Habibim!) Hem kendinin hem de mümin erkeklerin ve mümin kadınların günahlarının bağışlanmasını dile! Allah, gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.


İlahi dinlemek için.Tıkla//Ses Klibi


07:49 - 24/5/2007 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler :

AMEL TERAZİSİ

Kategori: Ibadet

(A'RAF suresi 8. ayet):

وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ فَمَن ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ فَأُوْلَـئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

O gün tartı haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.


(A'RAF suresi 9. ayet):

وَمَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُهُ فَأُوْلَـئِكَ الَّذِينَ خَسِرُواْ أَنفُسَهُم بِمَا كَانُواْ بِآيَاتِنَا يِظْلِمُونَ

Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır.


(ENBİYÂ suresi 47. ayet):

وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَى بِنَا حَاسِبِينَ

Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.


(MÜ'MİNÛN suresi 102. ayet):

فَمَن ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Artık kimlerin (sevap) tartılan ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.


(MÜ'MİNÛN suresi 103. ayet):

وَمَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُهُ فَأُوْلَئِكَ الَّذِينَ خَسِرُوا أَنفُسَهُمْ فِي جَهَنَّمَ خَالِدُونَ

Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler.


(KAARİA suresi 6. ayet):

فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ

O gün kimin tartılan ameli ağır gelirse.


(KAARİA suresi 7. ayet):

فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ

İşte o, hoşnut edici bir yaşayış içinde olur.


(KAARİA suresi 8. ayet):

وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُهُ

Ameli yeğni,hafif olana gelince.


(KAARİA suresi 9. ayet):

فَأُمُّهُ هَاوِيَةٌ

İşte onun anası (yeri, yurdu) Hâviye'dir.cehennemdir.


İlahi Dinle//Tıkla<Ses Klibi

İlahi Dinlemek için Tıkla>>Yalan İmiş

09:04 - 22/5/2007 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : amel,

ABDEST ,(Şafii Mezhebine Göre)

Kategori: Ibadet

Abdestin Farzları(Şafii Mezhebi-İmam Neveviye göre)

 

Abdestin farzı altıdır:

1) Niyet.(Hanefi Mezhebinde,Sünnettir) Küçük hades halini kaldırmaya veya abdestle yapıl­ması mubah olan Kur'an-ı Kerim'e dokunmak... gibi bir fiile veya abdestin farzlarını eda etmeye niyet etmek farzdır. En sahih kavle göre, idrarı tutamama gibi hades hali devam eden kişinin, hades ha­linin giderilmesine niyet etmeden sadece istibaheye (namaz kılma ruhsatım elde etmeye) niyet etmesi yeterlidir. "Namaz kılmayı mubah etmeye niyet ettim." demek gibi.

Bir kimse, serinlemek kasdı ile suya dalar ve muteber bir niyet söylerse, en sahih kavle göre abdesti sahihtir. Serinlemek niyetiyle suya dalar da Kur'an'ı okumak gibi kendisi için abdest almak sünnet olan bir işe niyet ederse, en sahih kavle göre abdesti sahih olmaz.

Niyetin yüzün ilk cüz'ü yıkanırken söylenmesi vacibtir. Zayıf kavle göre ise, niyeti yüzü yıkamadan önce yapılan bir sünnet (me­selâ mazmaza ve istinşak) ile birlikte söylemek yeterlidir. En sahih kavle göre, niyeti azalara dağıtarak (meselâ yüzü yıkarken; yüzüm­den hades halinin giderilmesine niyet ettim şeklinde) abdestin sonu­na kadar her uzuv için ayrı ayrı söylemek caizdir.

2) Yüzü yıkamak: Yüzün uzunlamasına sınırı, çoğunlukla baş­taki saçın bulunduğu noktadan (alının üst kısmından) başlayıp, çe­ne kemiklerinin birleştikleri noktanın altına kadar devam eder. Her iki kulak arasında kalan kısım ile kakülün örttüğü alın kısmı bu sınıra dahildir. Keza en sahih kavle göre, kulak köklerinin üzerinde bulunan tüysüz beyaz kısım da yüzden sayılır. Alnın her iki ta­rafındaki beyazlık yüze tabi değildir. Bu iki beyazlık, alnın iki yanın­dan kafaya doğru çekilen iki beyazlıktır. Ben diyorum ki; kulak köklerinde bulunan tüysüz beyaz kısım yüzden sayılır. Alimlerin ço­ğu bu görüşün sahih olduğunu söylemişlerdir. Allah daha iyi bilir.

Kirpik, kaş, favori, bıyık, yanak tüyü ve alt dudağın kıllarını ve derisini yıkamak vacibtir. Zayıf kavle göre, kılı sık olan alt dudağın derisini yıkamak vacib değildir. Seyrek olan sakalı kirpiklerde oldu­ğu gibi derisiyle yıkamak vacibtir. Şayet sakal sık ise sadece dış kıs­mını yıkamak vacibtir. Bir kavle göre, yüzün hududunu aşan sakalı ve diğer kılları yıkamak vacib değildir.

3) Dirseklerle beraber elleri yıkamak Elinin bir kısmı kesilmiş olan kimsenin abdest alırken elinin geri kalan kısmını yıkaması va-cibtir. Şayet eli dirsekten kesilmiş ise, meşhur kavle göre pazı kemi­ğinin uç kısmını yıkaması vacibtir. Eli dirseğin üst kısmından kesil­miş ise, pazı kemiğini yıkaması sünnettir.

4) Başı mesh etmek:Mesh denebilecek kadar başın derisini ve­ya başın sınırını aşmayan bir kılı mesh etmek yeterlidir. En sahih kavle göre, mesh yerine başı yıkamak veya çekmeksizin eli kafaya koyup kaldırmak da mesh için yeterlidir.

5) Mafsal yumru kemikleriyle birlikte ayakları yıkamak.

6)  Azaları belirtilen sıraya göre; (Hanefi Mezhebinde Sünnettir)önce yüzü, sonra elleri yıka­mak, başı mesh etmek ve daha sonra da ayakları yıkamak.

Abdestsiz bir kimse yıkanmak için suya dalar ve tertibi mümkün kılacak kadar beklerse, en sahih kavle göre abdesti sahih­tir. Suya dalıp hemen çıkarsa abdesti sahih olmaz. Ben diyorum ki; en sahih kavle göre suya dalarak beklemeden çıkanın abdesti sahih­tir. Allah daha iyi bilir.

 

Abdestin Sünnetleri

 

Abdestin sünnetleri şunlardır:

1- En sahih kavle göre, dişleri sert olan bir şeyle enlemesine misvaklamak sünnettir. Ancak misvak yerine parmağı kullanmak sünnet değildir. Namaz için ve ağız kokusu değiştiğinde misvak kul­lanmak çok sevaplidir. Misvakı her zaman kullanmak sünnet olup oruçlu kimsenin zevalden sonra kullanması mekruhtur.

2-  Abdeste başlarken besmele çekmek. Besmele başlangıçta terk edilirse abdest esnasında çekilmelidir.

3- Elleri bileklere kadar yıkamak: Abdest alan kişi, ellerinin te­miz olduğunu kesin bilmiyorsa, ellerini yıkamadan su kabına batırıp yıkaması mekruhtur.

4- Mazmaza ve istinşak yapmak: En zahir kavle göre mazma-za ve istinşakı ayrı ayrı yapmak daha faziletlidir. En iyi şekli ile şöyle yapılır: Önce bir avuçla üç defa ağza su verilir. Sonra tekrar bir avuç su alıp üç defa burna su vererek yukarıya doğru çekilir.

Mazmaza ve istinşakta mübalağa yapılmalıdır. Oruçlu kimse­nin mübalağa yapması ise mekruhtur. Ben diyorum ki; en zahir kav­le göre üç avuçla mazmaza ve istinşakı beraber yapmak daha fazilet­lidir. Meselâ; avuca su alarak avuçtaki suyun bir kısmı ile mazmaza yaptıktan sonra geri kalamyla istinşak yapılır. Bu işlem üç avuç su ile üçlenmelidir. Her avuç suyun yarısı ile mazmaza diğer yarısıyla da istinşak yapılır. Allah daha iyi bilir.

5- Mesh ve yıkamaları üçer defa yapmak: Mesh ve yıkamaların sayısında şüpheye düşen kimsenin kesin bildiğiyle amel etmesi va­cibtir.

6- Başın tümünü ve kulakların iç ve dışını ayrı ayrı su ile mesh etmek. Sarığı kaldırmak zor ise, farz olan mesh yapıldıktan sonra sarığın tamamım mesh etmek yeterlidir.

7- Sık olan sakalı, el ve ayak parmaklarım hilâllemek.

8- Azaları yıkarken önce sağ sonra sol azayı yıkamak.

9-  Gurre ve tahcili uzatmak. (Gurre; yüzü farz olan kısımdan fazla olarak başm ön kısmından birazını daha yıkamaktır. Tahcil ise, kolları dirseklerden biraz daha yukarısı ile ayakları da mafsal yum­ru kemiklerinden biraz daha üst tarafları ile yıkamaktır.)

10- Muvalat: Bu abdest organlarından birinin suyu henüz ku­rumadan diğerini yıkamaktır, imam'in ilk kavline göre muvalat va­cibtir.

11- Başkasından yardım istememek.

12-  Elleri silkelememek. Keza en sahih kavle göre, ihtiyaç ol­madıkça abdest organlarını mendil veya benzeri bir şeyle kurulama­mak.

13-  Abdestten sonra kıbleye yönelip elleri semaya kaldırarak

şu duayı okumak:

Abdest azalarını yıkarken okunan ve Muharrer adlı eserde zik­redilen duaları buraya almadım. Çünkü bu duaların aslı sahih hadis kitaplarında yoktur.

MESTLER ÜZERİNE MESH ETMEK

 

Ayaklara giyilmesinden sonra bir hades halinden itibaren ab-destte, mukim olanın bir gün bir gece, misafir olanın üç gün üç ge­ce mestler üzerine mesh etmesi caizdir. Mukim kişi, mesh ettikten sonra sefere çıkarsa veya durum bunun aksi olursa misafirin müddeti kadar bekleyemez.

Meshin sahih olmasının şartları şunlardır:

1) Mestleri abdesti tam aldıktan sonra giymek.

2) Mestlerin yıkanılması farz olan mahallin tümünü örtmesi.

3) Mestlerin temiz olması.

4)   Mestler,   misafirin  ihtiyaçlarını  gidermek  için  onlarla yürüyüp dolaşmaya dayanıklı olmalıdır. Zayıf kavle göre mestler he­lal olmalıdır.

En sahih kavle göre, suyun ayaklara ulaşmasına engel olma­yan dokuma mestleri mesh etmek caiz değildir. Mest üzerine giyil­miş ikinci bir mesti mesh etmek de en zahir kavle göre caiz değildir. En sahih kavle göre ön kısmı açık olup bağcıklarla bağlı olan mest­ler üzerine mesh etmek caizdir.

Mestin üstünü ve altım parmaklarla çizgiler halinde çekip mesh etmek sünnettir. Meshin, farz miktarı kadar olacak derecede olması yeterlidir. Mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre, mestin sa­dece altını ve topuk kısmını mesh etmekle farz yerine getirilmiş ol­maz. Ben diyorum ki, mestin kenarlarını mesh etmenin hükmü, mes­tin altını mesh etmenin hükmü gibidir. Allah daha iyi bilir.

Mesh müddetinin bitip bitmediğinden şüphe eden kimse artık mesh yapamaz. Cünüp olan kimsenin mestleri yeniden giymesi va-cibtir. Mestler üzerine mesh edip onları çıkaran kimse ayaklarını yıkamalıdır. Zayıf kavle göre ise yeniden abdest almalıdır.

GUSUL VE AHKAMI

 

Ölüm, hayız, nifas, keza en sahih kavle göre doğum, penisin başı veya sünnet kısmı kadarının ön veya arka organa girmesi, mu-tad olan veya olmayan yollardan çıkan meni yıkanmayı gerektirir. Meni şu üç şeyden biri ile bilinir: Fışkırarak çıkması; dışarıya çık­ması ile lezzet hasıl olması; yaş iken hamur kokusunu, kuru iken yumurta beyazının kokusunu vermesi. Bu vasıfları taşımayan meni, gusül etmeyi gerektirmez. Guslü gerektiren hususlarda kadının hükmü, erkeğin hükmü gibidir.

Abdesti olmayan kimseye haram olan şeyler, cünüp olan kim­seye de haramdır. Ayrıca cünüplünün caminin bir tarafından girip diğer tarafından çıkması değil de camide beklemesi haramdır. Kur'anı okuması da haramdır. Ancak Kur'an kastı olmaksızın Kur'andaki zikirleri okuması helaldir.

Gusül yapmanın en az şekli şöyledir: Farzın ilk cüzü ile birlik­te "Cünüplüğü kaldırmaya" veya gusül ile helal olacak bir fiile: "Na­mazın farzını helal kılmaya niyet ettim." gibi veya "Guslün farzını eda etmeye niyet ettim." şeklinde niyet edilir ve deri ile kılların tümü yıkanır. Ağza ve burna su vermek ise vacib değil sünnettir.

Gusül yapmanın en iyi şekli ise şöyledir: Önce vücudun üzerin­de pislik varsa giderilir. Sonra abdest alınır. Bir kavle göre ayaklar en sonda yıkanır. Sonra vücudun kıvrım yerleri yıkanır. Daha sonra başa su dökerek saçlar hilâllamr. Bundan sonra önce sağ tarafa son­ra da sol tarafa su dökülür, vücut ovulur ve her organ üçer defa yıkanır.

Hayız veya nifastan yıkanan kadın, vaginasma misk veya ben­zeri güzel bir koku sürmelidir. Abdestin aksine guslü yenilemek (gusül üzerine gusül almak) sünnet değildir.

Abdestte kullanılan suyun bir müd'den (675 gramdan), gusülde kullanılan suyun ise, bir sa'dan (2751 veya 2700 gramdan) aşağı olmaması sünnettir. Gusülde kullanılan suyun fazlası için bir sınır yoktur.

Gusül etmek isteyen kişinin üzerinde bir necaset varsa, önce necaseti yıkamalı ve sonra gusül etmelidir. Hem gusül hem de necaset için bir defa yıkanmak yeterli değildir. Keza abdestte de hüküm böyledir. Ben diyorum ki; en sahih kavle göre necaset ve gusül için bir yıkanma yeterlidir. Allah daha iyi bilir.

Bir kimse cünüplük ve cuma için birlikte niyet ederek yıkanır­sa, bu yıkanma her ikisi için yeterlidir. Eğer birine niyet ederek yıkanırsa, niyet ettiğine sayılır. Ben diyorum ki; bir kimseye önce hades hali vaki olur da sonra cünüp olursa veya önce cünüp olur da sonra hades hali vaki olursa, mezhep alimlerince kabul edilen riva­yete göre, bir yıkanma her ikisi için yeterli olur. Allah daha iyi bilir.

 

PİSLİĞİN GİDERİLMESİ

 

Aklı gideren her sıvı madde necistir. Köpek, domuz ve bunların kendi eşleri ile veya başka cinsten bir hayvanla çiftleşmeleri sonucu doğan yavruları necistir.

İnsan, balık ve çekirge ölüsü hariç, kanı akıcı olmasa bile her canlının ölüsü necistir.

Kan, irin ve yaradan çıkan su, mideden çıkan kusmuk, insan ile hayvan idrarı ve dışkısı, mezi, vedi, keza en sahih kavle göre in­sandan başka diğer canlıların menisi necistir. Ben diyorum ki; en sa­hih kavle göre köpek, domuz ve yavrularının dışında kalan can­lıların menisi temizdir. Allah daha iyi bilir.

İnsan dışında eti yenmeyen canlıların sütü necistir. Canlıdan koparılan parça onun meytesi hükmündedir. Eti yenen hayvanlar­dan koparılan yün, tüy, kıl ve kanatlar temizdir. En sahih kavle göre, temiz bir hayvandan olması kaydı ile alaka (pıhtılaşmış kan), mud-ğa (bir çiğnem et) ve vaginadaki rutubet necis değildir. İdrar ve do­muz gibi aslı necis olan şeyler temizlenemezler. Ancak şarap kendi­liğinden sirkeye dönüşürse temiz olur. Keza en sahih kavle göre, şa­rap güneşten gölgeye veya gölgeden güneşe nakledilerek sirkeye dönüşürse temiz olur. Şayet içine bir şey atmak suretiyle şarap sir­keye dönüşürse temiz hale gelmiş olmaz.

Ölüm nedeniyle necis olan derinin dış kısmı, keza meşhur kav­le göre iç kısmı tabakla temizlenir.

Tabak; güneş ve toprakla değil, yakıcı olan bir madde ile derideki rutubet, et ve tüy gibi fazlalıkları giderip temizlemektir. En sa­hih kavle göre, Tabaklama esnasında suyu kullanmak gerekmez. Tabaklanmış deri, necis elbise hükmünde olup sonradan su ile yıkanmalıdır.

Köpeğin dokunup necis ettiği nesne, bir defası toprakla olmak üzere yedi defa su ile yıkanmalıdır. En zahir kavle göre, toprağın bizzat kullanılması şarttır. Necaset açısından domuzun hükmü köpeğin hükmü gibidir. En sahih kavle göre, necis toprak veya sirke gibi sıvı bir maddeyi içine çekmiş olan toprak temizlikte kul­lanılmaz.

Sütten başka bir şeyle beslenmeyen erkek çocuğun idrarı ile pislenmiş yer, üzerine su serpmekle temizlenir. Köpek ve çocuğun necaseti dışında kalan ve aynî olmayan pislikle kirlenmiş yerin üze­rinden su akıtmak yeterlidir. Pislik aynî ise, tadının giderilmesi va-cibtir. Giderilmesi zor olan renk veya kokunun kalması zarar ver­mez. Kokunun giderilmesi hakkında bir kavil vardır. (Yani kokuyu gidermek şarttır.) Ben diyorum ki en sahih kavle göre; beraber ka­lan tat ve kokunun zararı vardır. Allah daha iyi bilir.

Pisliği gidermede kullanılan su az ise, pisliğin üzerinden akıp gitmesi şarttır. En sahih kavle göre necasetin bulaştığı yeri sıkmak şart değildir. En zahir kavle göre, ğusalenin (temizlikte kullanılan su) evsafı değişmeksizin ve ölçüsünde azalma olmaksızın necaset mahallinden ayrılırsa, ğusale ve pislenmiş yer temiz sayılır.

Su dışındaki sıvı bir madde necis olursa temizlenemez. Zayıf kavle göre, necis olan yağ yıkanarak temizlenir.


14:05 - 18/4/2007 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler :

Sonraki Sayfa
Hakkımda
HUZUR İSLAMDADIR.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss
İLAHİLER
HAYAT YOLU
Emrullah
İSLAM AHLAKI__3/19_إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ
Terk Edilen islâmiyet
İSLÂM’da HAYAT
Kur'an Öğrenimi
İSLÂM ve TEFERRUAT
İSLÂM BAHÇESİ
İBNİ TEYMİYYE-8.CİLT
TERK EDİLEN İSLÂM
SİTELERİM ve Kimliğim
FÎ ZİLALİL KUR'AN
Kategoriler

Son Yazılar
- İSLAM DİNİ ZAHİRE GÖRE HÜKMEDER
- MÜSLÜMANI NASIL ALDATTILAR?
- Yalanlama Küfrü
- Türk Silahlı Kuvvetlerini Kim Yönetiyor?
- TSK'dan başörtüsü fetvası !
- TSK'dan Başörtüsü FETVASI,Diyanete İhtiyaç Kalmadı
- Kıbrısta Boşu Boşuna Öldük,Denktaş'tan 'dinde başörtüsü
- Kenan Evren`den başörtüsü fetvası!
- Namazı Terk Etmenin Hükmü (Şafii Mezhebine Göre)
- İSLÂM'DA AHLAK
- İMAN İLE AMEL ARASINDAKİ MÜNASEBET
- NAMAZIN ÖNEMİ
- İNANÇ YÖNÜNDEN İNSANLAR
- İSLÂM DİNİNİN ÖZELLİKLERİ
- Zina Eden Cezalanmalı
- Allah’ın Kanunları Dışındaki Her Kanun,TAĞUTTUR
- Örtünmekle İlgili Şiirler
- Sigara Yasak,Ne Yapalım?,Sağlığa Zararlıymış
- Güzel Sözler
- Uyduruk Tevrat
- Dinî Konular
- Kahrolası İnsan,Nankördür
- Şiirler ve Sapıklar
- Dinî Hizmet Ücretsiz Olmalıdır
- Küfrü Meşrulaştırmak

Etiket Bulutu
İSLAM DİNİ ZAHİRE GÖRE HÜKMEDER Hüküm MÜSLÜMANI NASIL ALDATTILAR? Aldatmak Yalanlama Küfrü Türk Silahlı Kuvvetlerini Kim Yönetiyor? TSK'dan başörtüsü fetvası ! TSK'dan Başörtüsü FETVASI Diyanete İhtiyaç Kalmadı Kıbrısta Boşu Boşuna Öldük Denktaş'tan 'dinde başörtüsü yok' fetvası Kenan Evren`den başörtüsü fetvası! Namazı Terk Etmenin Hükmü (Şafii Mezhebine Göre) İSLÂM'DA AHLAK
Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
melekisrafil
mehmet selim polat
islammuhabbeti
mehmet selim polat
mehmet selim polat

Avrupa @ Yahoo! Video