HADIS - TERK EDİLEN İSLAM - Blogcu



TERK EDİLEN İSLAM

Lanetliler

Kategori: HADIS

HAREKET,KONUŞMA,ŞİİR VE ELBİSEDE ERKEĞİN KADINA,KADININ DA ERKEĞE BENZETMESİ HAKKINDA

البعث الثالث

تشبه الرجل بالمرأةوالمرأة بالرجل في اللباس والشعر والكلام والحركة

الحديث الثالث والثمانون

عن ابن عباس رضي اللّه عنه قال ] لَعَنَ رسولُ اللَّهِ صلى اللّه عليه وسلّم المُتَشَبِّهِينَ مِنَ الرِّجالِ بِالنِّساءِوالمُتُشَبِّهاتِ مِنَ النِّساءِبالرِّجالِ[

رواه البخاري وأبوداود

Seksen üçüncü hadis-i şerif:

İbn-i Abbas’da (RA):

[Kendisini kadına benzeten erkeklere,ve erkeklere kendisini benzeten kadınlara Resulüllah lanet okudu.] (Buhari ve Ebu Davud)

_________________________

Hadis-i şerifin mana-i alisi o kadar açıktır ki,hiçbir tefsire lüzum yoktur.Pantolunlu gezen kadın ile,kadınımsı raks yapan zavallı erkeğin haline Allah acısın,Amin…

23:55 - 26/5/2008


Etiketler : Lanetliler

Ahir Zaman

Kategori: HADIS

Hz.Muhammed s.a.s. Buyuruyorki öyle bir zaman gelecek ki,insanların kalplerine VEHN arız olacaktır.VEHN nedir diye sorduklarında.Dünyayı Ahirete tercih etmektir.O zaman müslüman çokmu az olacaktır? ya resulullah dediklerinde.Hayır bilakis çok olacaklardır,ama suyun çöpleri kenarlara attığı gibi müslümanlar itilip kakılacaktır,başkalarının tesiri altında kalacaklardır.
Düşünüyorum.
Ne kadar islam devleti varsa Kültürel islamı yaşamakta Batı tarzı,Hıristiyan zihniyetiyle yönetilmektedir.İslam aleminde kan ve gözyaşı vardır.Huzur yerine sefahat ve pislikler vardır.katliamlar vardır.Yönetim zalimlerin ellerinde el değiştirmektedir.
Akif şöyle diyordu:
(Bu karanlık gecenin yokmu sabahı?.
Mahşerdemi bu biçarelerin felahı?.)
Kura'an,müslümanın Anayasasıdır,ama hayata uygulanması gerekirken,Hiç bir faydası da olmamasına rağmen sadece mezarlıkta ölüler için okunmaktadır.Peygambere ümmet olma yerine ırkî devletler kurularak islâm âlemi param parça olmuş durumdadır.
Allah yardım etsin.

23:31 - 23/12/2007 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : zaman

HADİS

Kategori: HADIS
Hadis-i Şerif Lugatı
 

Hadîs Âlimi (Muhaddis):
Hadîs-i şerîf sahasında mütehassıs kimse. Çok sayıda hadîs toplayıp, senet ve metinleriyle ezberleyen, râvilerin cerh ve ta'dîl (güvenilir olup olmadıkları) noktasından durumlarını bilen, bu ilimde ihtisas kazanıp kitaplar yazmış olan âlim. Muhaddisin çoğulu muhaddisîn'dir.

Hadîs İmâmı:
Üç yüz binden çok hadîs-i şerîfi, râvîleri (rivâyet edenleri, nakledenleri) ile birlikte bilen büyük hadis âlimi. Buna, hadîs müctehidi de denir.

Hadîs-i Âhâd:
Hep bir kimse tarafından rivâyet edilen, bildirilen, müsned-i muttasıl (Resûlullah efendimize varıncaya kadar, rivâyet edenlerden yâni nakledenlerden hiçbiri noksan olmayan) hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Âmm:
Herkes için söylenmiş hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Cibrîl:
Peygamber efendimiz Eshâbı (arkadaşları) ile otururlarken, Cebrâil aleyhisselâmın insan sûretinde gelip; İslâm'ı, îmânı ve ihsânı sorduğunda Resûlullah efendimizin verdiği cevabları bildiren hadîs-i şerîf.

Hadîs-i Garîb:
Yalnız bir kişinin bildirdiği sahîh hadîs. Yahut, aradaki râvîlerden (nakledenlerden) birine, bir hadîs âliminin muhâlefet ettiği hadîs.

Hadîs-i Hâs:
Bir kimse için söylenmiş hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Hasen:
Bildirenler (râvîler) sâdık (doğru) ve emîn (güvenilir) olmakla beraber hâfızası, anlayışı sahîh hadîsleri bildirenler kadar kuvvetli olmayan kimselerin bildirdiği hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Kavî:
Resûlullah efendimizin, söyledikten sonra, peşinden bir âyet-i kerîme okuduğu hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Kudsî:
Mânâsı, Allahü teâlâ tarafından, kelimeleri ise, Resûl-i ekrem sallallâhü aleyhi ve sellem tarafından olan hadîs-i şerîfler. Hadîs-i kudsîleri söylerken, Peygamber efendimizi bir nûr kaplardı ve bu, hâlinden belli olurdu. (Abdülhak Dehlevî)

Hadîs-i Maktû':
Söyleyenleri (râvîleri), Tâbiîn-i kirâmakadar bilinip, Tâbiîn'den rivâyet olunan hadîs-i şerîfler. Tâbiîn'den rivâyet edilen, bildirilen maktû' hadîslerin sonraki râvîleri (nakledenleri) Ehl-i sünnet âlimlerinden iseler, bunlar hakîkaten hadîs-i maktû'dur. Mevdû sanmamalıdır. (İbn-i Kudâme-Buhârî)

Hadîs-i Mensûh:
Peygamber efendimiz tarafından ilk zamanda söylenip, sonra değiştirilen hadîsler.

Hadîs-i Merdûd:
Mânâsı olmayan ve rivâyet şartlarını taşımayan söz.

Hadîs-i Meşhûr:
İlk zamanda bir kişi bildirmişken, ikinci asırda şöhret bulan, yâni bir kimsenin Resûl-i ekremden, o kimseden de, çok kimselerin ve bunlardan dahî, başka kimselerin işittiği hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Mevdû:
Bir hadîs imâmının şartlarına uymayan hadîs-i şerîfler. Bir müctehid (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden hüküm çıkaran âlim), bir hadîsin sahîh (doğru) olması için, lüzûm gördüğü şartları taşımıyan bir hadîs için; "Benim mezhebimin usûlünün kâidelerine göre mevdûdur" der. Yoksa; "Resûlullah'ın sallallah ü aleyhi ve sellem sözü değildir" demez. (Dâvûd-ül-Karsî)

Hadîs-i Mevkûf:
Eshâb-ı kirâma kadar râvîleri (nakledenleri) hep bildirilip, sahâbî olan râvînin, Resûl-i ekremden işittim demeyip, böyle buyurmuş dediği hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Mevsûl:
Sahâbînin (Resûlullah efendimizin arkadaşları); "Resûlullah'tan işittim, böyle buyurdu" diyerek haber verdiği hadîs-i şerîfler. Bunda, Resûl-i ekreme kadar rivâyet edenlerin hiç birinde kesinti olmaz.

Hadîs-i Muddarib:
Kitab yazanlara, çeşitli yollardan, birbirine uymayan şekilde bildirilen hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Muhkem:
Te'vîle (yoruma, açıklamağa) muhtaç olmayan hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Mu'allak:
Baştan bir veya birkaç râvîsi(rivâyet edeni, nakledeni) veya hiçbir râvîsi belli olmayan hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Munfasıl:
Aradaki râvîlerden (nakledenlerden), birden ziyâdesi (fazlası) unutulmuş olan hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Müfterâ:
Müseylemet-ül-Kezzâb'ın ve ondan sonra gelen münâfıkların (kalbiyle inanmayıp, sözleriyle inandık diyenlerin), zındıkların (kâfirlerin), müslüman görünen dinsizlerin uydurma sözleri. Ehl-i sünnet âlimleri (Resûlullah efendimiz, dört halîfesinin ve ashâbının arkadaşlarının yolunda olan âlimler), müfterâ hadîsleri aramış, bulmuş ve ayırmışlardır. Din büyüklerinin kitablarında böyle sözlerden hiçbiri yoktur.

Hadîs-i Mürsel:
Sahâbe-i kirâmın ismi söylenmeyip, Tâbiîn'den (Sahâbeyi görenlerden) birinin, doğruca Resûl-i ekrem buyurdu ki dediği hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Müsned-i Münkatı':
Sahâbîden başka bir veya birkaç râvîsi (nakledeni) bildirilmeyen hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Müsned-i Muttasıl:
Peygamber efendimize kadar râvîlerden (nakledenlerden) hiçbiri noksan olmayan hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Müstefîz (Müstefîd):
Söyleyenleri üçten çok olan hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Müteşâbîh:
Te'vîle (açıklamaya, yorumlamaya) muhtâç olan hadîs-i şerîfler.

Hadîs-i Mütevâtir:
Bir çok Sahâbînin Peygamber efendimizden ve başka bir çok kimsenin de bunlardan işittiği ve kitâba yazılıncaya kadar, böyle pek çok kimsenin haber verdiği hadîs-i şerîfler. Mütevâtir hadîsleri rivâyet edenlerin yalan üzerinde sözbirliği yapmaları müm kün değildir. Hadîs-i mütevâtire muhakkak inanmak ve bildirilenleri yapmak lâzımdır. İnanmayan kâfir olur, îmânı gider. (İbn-i Âbidîn)

Hadîs-i Nâsih:
Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin, son zamanlarında söyleyip, önceki hükümleri değiştiren hadîs-i şerîfleri.

Hadîs-i Sahîh:
Âdil ve hadîs ilmini bilen kimselerden işitilen, müsned-i muttasıl (Resûl-i ekreme kadar, rivâyet edenlerin hepsi tam olup noksan bulunmayan), mütevâtir (bir çok sahâbînin rivâyet ettiği) ve meşhûr (önceleri bir kişi bildirmişken, sonraları şöhret bulan) hadîsler.

Hadîs-i Şâz:
Bir kimsenin, bir hadîs âliminden işittim dediği hadîs-i şerîfler. Hadîs-i şâzlar kabûl edilir, fakat sened (vesîka) olamazlar. Âlim denilen kimse meşhûr bir zât değilse, kabûl olunmazlar.

Hadîs-i Zaîf:
Sahîh ve hasen olmayan hadîs-i şerîfler. Zaîf hadîsi bildirenlerden birinin hâfızası, adâleti gevşek olur veya îtikâdında (inancında) şübhe bulunur. Zaîf hadîslere göre fazla ibâdet yapılır; fakat ictihâdda bunlara dayanılmaz.

20:29 - 10/11/2007 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : *Hadis

Sonraki Sayfa
Hakkımda
HUZUR İSLAMDADIR.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss
İLAHİLER
HAYAT YOLU
Emrullah
İSLAM AHLAKI__3/19_إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللّهِ الإِسْلاَمُ
Terk Edilen islâmiyet
İSLÂM’da HAYAT
Kur'an Öğrenimi
İSLÂM ve TEFERRUAT
İSLÂM BAHÇESİ
İBNİ TEYMİYYE-8.CİLT
TERK EDİLEN İSLÂM
SİTELERİM ve Kimliğim
FÎ ZİLALİL KUR'AN
Kategoriler

Son Yazılar
- Yalanlama Küfrü
- Türk Silahlı Kuvvetlerini Kim Yönetiyor?
- TSK'dan başörtüsü fetvası !
- TSK'dan Başörtüsü FETVASI,Diyanete İhtiyaç Kalmadı
- Kıbrısta Boşu Boşuna Öldük,Denktaş'tan 'dinde başörtüsü
- Kenan Evren`den başörtüsü fetvası!
- Namazı Terk Etmenin Hükmü (Şafii Mezhebine Göre)
- İSLÂM'DA AHLAK
- İMAN İLE AMEL ARASINDAKİ MÜNASEBET
- NAMAZIN ÖNEMİ
- İNANÇ YÖNÜNDEN İNSANLAR
- İSLÂM DİNİNİN ÖZELLİKLERİ
- Zina Eden Cezalanmalı
- Allah’ın Kanunları Dışındaki Her Kanun,TAĞUTTUR
- Örtünmekle İlgili Şiirler
- Sigara Yasak,Ne Yapalım?,Sağlığa Zararlıymış
- Güzel Sözler
- Uyduruk Tevrat
- Dinî Konular
- Kahrolası İnsan,Nankördür
- Şiirler ve Sapıklar
- Dinî Hizmet Ücretsiz Olmalıdır
- Küfrü Meşrulaştırmak
- O imam Saylan'ın vasiyeti
- YASAK (Allah'ın Yasakları)

Etiket Bulutu
Yalanlama Küfrü Türk Silahlı Kuvvetlerini Kim Yönetiyor? TSK'dan başörtüsü fetvası ! TSK'dan Başörtüsü FETVASI Diyanete İhtiyaç Kalmadı Kıbrısta Boşu Boşuna Öldük Denktaş'tan 'dinde başörtüsü yok' fetvası Kenan Evren`den başörtüsü fetvası! Namazı Terk Etmenin Hükmü (Şafii Mezhebine Göre) İSLÂM'DA AHLAK İMAN İLE AMEL ARASINDAKİ MÜNASEBET NAMAZIN ÖNEMİ
Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
melekisrafil
mehmet selim polat
islammuhabbeti
mehmet selim polat
mehmet selim polat

Avrupa @ Yahoo! Video