--HUZUR İSLAMDADIR,DİNİNİ ÖĞREN ve YAŞA- Hıristiyanlar Yazmasınlar,Sevmiyorum.-

Tıkla>>>>>MEHMET SELİM POLAT

Ey ihlaslı okuyucu!

 Bu kelimeler sende emanet olsun!

Bil ki! Temellerin temeli, amaçların en yücesi; ibadette Allah (c.c)’ı birlemen, ibadetlerin her çeşidini bütün yönleriyle yalnızca Allah (c.c)’a yapman ve tagutun her türlüsünü reddetmendir.

Bu temel olmaksızın yapılan hiçbir amel sahih değildir ve asla kabul edilmez. Zira bu temel, rabbin için gerçekleştirmen gereken ilk iştir ve hayata veda ettiğinde üzerinde bulunman gereken en son şeydir..

Allah (c.c) bu temel için halkı yarattı, rasuller gönderdi, kitaplar indirdi, gök ve yerleri yarattı. Dostluk ve düşmanlık, bu temel doğrultusunda yapılır. Cihad, bu temeli gerçekleştirmek için meşru kılınmış, kanlar ve mallar, bu temel için feda edilmiştir.

Dünya ve ahirette senin kurtuluşun ancak bu temel ile olur. Bu temelde senin azizliğin, kıymetin, hürriyetin vardır. Tagutlara bağlanarak bu temeli sakın kaybetme! Bu temelden daha basit şeylerle kendini meşgul etme! Bu temeli anlamadan ve onunla amel etmeden sakın başka şeylere geçme!

Alim geçinen bir takım kimselerin bu temeli bırakıp teferruatla uğraşmaları seni aldatmasın. Zira bu ilmi tam olarak öğrenmeden İslam’ın tefferruatıyla uğraşmak, şeytanın kandırmacasından başka birşey değildir. Çünkü şeytan bu şekilde onları, en büyük zulüm ve günah olan şirke kolaylıkla sevkeder.

Zamanımızda ünü, şöhreti yayılmış, diploma sahibi olan ve alim (!) olarak bilinen nice insanlar vardır ki bunlar, temel ilmini bilmemeleri sebebiyle gerek bilerek ve gerekse bilmeyerek şirke düşmüş, şirki desteklemiş, şirke davet etmiş, insanları kendilerine ibadet ettiren tagutların varlığından rahatsız olmamış ve hatta bu tagutlara ibadet eder olmuşlardır.

Bütün bunların sebebi; tevhide ve gereklerine önem vermemeleridir.

Tagutlara ibadetin, hayatın her yönünde çok zararlı etkileri vardır. Taguta ibadet edenlerin bu ibadeti, onlara çok pahalıya mal olmaktadır. Zira tagut için nefisler, ırzlar, mallar, çocuklar feda edilmekte buna rağmen tagut bununla yetinmeyerek, onlardan daha fazlasını istemektedir. Bu kimseler ahirette de büyük bir hüsrana uğrayacaktır. Çünkü taguta ibadet edenler için ahirette cehennem vardır. Bu ise ne kötü bir sondur. Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Kafirlerin dostları, tagutlardır. Onları nurdan karanlıklara sokarlar.”  (Bakara: 257)             

Tagutların soktuğu karanlık bir değil, bir çok karanlıklardır. Bu karanlık; şirkin karanlığıdır, taguta ibadet ve boyun eğmenin karanlığıdır, nefsi ve göğsü daraltan karanlıktır, mutsuz hayatın karanlığıdır. Ahirette ise cehennem azabı ve karanlıklarıdır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“De ki: “Allah katında ceza olarak bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onlardan maymunlar, domuzlar ve taguta tapanlar kıldığı kimselerdir. İşte bunlar, yerleri kötü olan ve doğru yoldan sapan kimselerdir.”    (Maide: 60)

“Allah’a ortak koşan kimse, sanki gökten düşmüş de onu bir kuş kapmış veya rüzgar onu ıssız bir yere sürükleyip atmış gibidir.” (Hac: 31)

Allah (c.c)’a eş koşanların cezası işte budur!

Fakat, Allah (c.c)’ı birleyip bütün ibadetleri sadece O’na yapan, O’na hiçbir şeyi eş koşmayan ve bütün tagutları reddeden kişi için iki şey vardır: Hem dünyada hem de ahirette mutluluk ve müjde...

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Taguta kulluk etmekten kaçınarak Allah’a yönelenlere müjde vardır. O kulları müjdele! Onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir!”  (Zümer: 17-18)     

“Allah, içinizden iman edenlere ve salih amel işleyenlere vadetmiştir. Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da yer-yüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak, onlar için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıklardır.”    (Nur: 55)

İşte ayetlerde zikredilen mükafatların hepsi:

“Bana ibadet ederler ve bana hiçbir şeyi eş koşmazlar” ifadesinin karşılığıdır. Acaba bu şartı nefsimizde, hayatımızda ve ailemizde gerçekleştirdik mi?

Bu meseleyi, nefsimizde, ailemizde ve hayatımızda gerçekleştirmediğimiz sürece Allah (c.c)’tan bizi zafere ulaştırmasını, yeryüzüne hakim kılmasını ve korkularımızı güvene çevirmesini ne kadar istersek isteyelim şüphesiz Allah (c.c) bunu bize vermez ve yapmış olduğ-muz dualar boşa çıkar.

Allah (c.c)’ın bu amelimi kabul etmesini, bütün günahlarımı affetmesini, tevhid üzerinde beni sabit kılmasını, tevhid üzere ölmemi nasib etmesini Zira O, duaya icabet eden, çok merhametli olan ve affedendir.

  Nebimiz Muhammed (a.s)’e, onun ehline ve sahabelerine selam olsun!

“Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun!”

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır