11/12/2006
Ahlâk
Huylar, seciyeler, mizaçlar, anlamında bir kavram. Hulk, hulûk kelimelerinin çoğul şeklidir. Hulk veya hulûk insanın beden ve ruh bütünlüğü ile alâkalıdır. Ahlak denilince ıstılah mânası itibariyle; “Güzel huy, iyi tavır, bütün hayatı tanzim eden, hayatın her safhasına şekil veren davranış topluluğu” akla gelir.
Güzel ahlakın menbâı, Kur’an ve hadis’tir.
Kur’an-ı Kerim’de esasları belirtilen ahlakın “mücessem şekli” Peygamber Efendimiz’dir. (a.s.m.).
Sevgili Peygamberimiz,
“Ben ahlakın güzelliklerini tamamlamak için gönderildim.” (Keşfü’l-hafâ, 1/244) buyurmaktadır.
Allahu Teâla, Peygamber Efendimize hitaben meâlen şöyle buyurmaktadır:
“Hiç şüphesiz sen büyük bir ahlak üzerindesin” (Kalem/4)
Peygamber Efendimiz, Kur’an ahlakıyla ahlaklanmıştı. Sa’d b. Hişam b. Âmir, Hz. Âişe’ye, “Ey mü’minlerin Annesi! Resûlullah Aleyhisselam’ın ahlâkını bana haber ver?” dediği zaman, Hz. Âişe validemiz şöyle dedi:
”Sen, Kur’an okumuyor musun?”
Sa’d b. Hişam, “Evet! Okuyorum.” deyince, Hz. Aişe şöyle devam etti:
”İşte, Resûlullah Aleyhisselâmın ahlâkı, Kur’an’dı!” (Ebu Davud, Sünen, c.2, s. 40)
Ebû Abdullâhülcedelî, “Peygamber Aleyhisselâmın ahlâkı nasıldı?” diye sorunca, Hz. Âişe validemiz şu cevabı vermiştir:
”İnsanların en güzel ahlaklısı idi. Hiçbir çirkin söz söylemez ve hiçbir çirkin harekete tenezzül etmezdi.
”Çarşı ve pazarlarda bağırıp çağırmaz, kötülüğü, kötülükle karşılamazdı. Fakat, afveder ve bağışlardı.” (İbn-i Sa’d, tabakat. c. 1, s. 365)
Peygamber Efendimizin yaklaşık on sene hizmetinde bulunmuş olan Hz. Enes b. Mâlik te “Resûlullah Aleyhisselâm, insanların en güzel ahlâklısı idi” demektedir. (İbn-i Sa’d, Tabakat, c.1, 364)
İnsanlara ahlakın en güzelini getiren Kur’an’ı Kerim’de güzel ahlakı tavsiye eden pek çok âyeti kerime vardır. Bazılarına meâlen bakalım:
Ahlakla ilgili âyet-i kerimeler
“Af yolunu tut! İyiliği emret! Câhillerden yüz çevir!” (Araf/199)
“Şüphesiz ki, Allah, adaleti, iyiliği, husûsile akrabaya muhtaç oldukları şeyleri vermeyi emr eder. Taşkın kötülüklerden, kötü sayılan şeylerden ve azgınlıktan da men eder…” (Nahl/90)
“… Namazını dosdoğru kıl; iyiliği tavsiye et; kötülüklerden sakındır; başına gelene sabret. Şüphesiz ki bunlar, uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir.” (Lokman/17)
“Her kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz ki bu, uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir.” (Şûra/43)
“… İçlerinden birazı müstesna olmak üzere, sen, onlardan daima bir hainliğe muttali olup duracaksın. Sen, yine onların suçundan geç, aldırış etme! Şüphe yok ki, Allah, iyilik edenleri sever.” (Mâide/13)
“İçinizde fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabasına, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere vermelerinde kusur etmesin, afvetsin, onların uygunsuz hareketlerine aldırış etmesin. Allah’ın sizi affetmesini sevmez misiniz? Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” (Nur/22)
“İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğe, iyiliğin en güzeliyle karşılık ver; bir de bakarsın, aranızda düşmanlık bulunan kimse candan bir dost oluvermiştir.” (Fussilet/34)
“O takva sahipleri, bollukta ve darlıkta bağışta bulunanlar, öfkelerini yutanlar ve insanların kusurlarını affedenlerdir. Allah da iyilik yapanları sever.” (Al-i İmrân / 134)
“Ey îmân edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı büyük günahtır. Birbirinizin gizli hallerini ve kusurlarını araştırmayın; birbirinizi gıybet de etmeyin. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksinirsiniz, öyleyse Allah’tan korkun, şüphesiz ki Allah tevbeleri kabul edici ve çok merhamet edicidir.” (Hucurât/12)
--------------------
Huylar, seciyeler, mizaçlar, anlamında bir kavram. Hulk, hulûk kelimelerinin çoğul şeklidir. Hulk veya hulûk insanın beden ve ruh bütünlüğü ile alâkalıdır. Ahlak denilince ıstılah mânası itibariyle; “Güzel huy, iyi tavır, bütün hayatı tanzim eden, hayatın her safhasına şekil veren davranış topluluğu” akla gelir.
Güzel ahlakın menbâı, Kur’an ve hadis’tir.
Kur’an-ı Kerim’de esasları belirtilen ahlakın “mücessem şekli” Peygamber Efendimiz’dir. (a.s.m.).
Sevgili Peygamberimiz,
“Ben ahlakın güzelliklerini tamamlamak için gönderildim.” (Keşfü’l-hafâ, 1/244) buyurmaktadır.
Allahu Teâla, Peygamber Efendimize hitaben meâlen şöyle buyurmaktadır:
“Hiç şüphesiz sen büyük bir ahlak üzerindesin” (Kalem/4)
Peygamber Efendimiz, Kur’an ahlakıyla ahlaklanmıştı. Sa’d b. Hişam b. Âmir, Hz. Âişe’ye, “Ey mü’minlerin Annesi! Resûlullah Aleyhisselam’ın ahlâkını bana haber ver?” dediği zaman, Hz. Âişe validemiz şöyle dedi:
”Sen, Kur’an okumuyor musun?”
Sa’d b. Hişam, “Evet! Okuyorum.” deyince, Hz. Aişe şöyle devam etti:
”İşte, Resûlullah Aleyhisselâmın ahlâkı, Kur’an’dı!” (Ebu Davud, Sünen, c.2, s. 40)
Ebû Abdullâhülcedelî, “Peygamber Aleyhisselâmın ahlâkı nasıldı?” diye sorunca, Hz. Âişe validemiz şu cevabı vermiştir:
”İnsanların en güzel ahlaklısı idi. Hiçbir çirkin söz söylemez ve hiçbir çirkin harekete tenezzül etmezdi.
”Çarşı ve pazarlarda bağırıp çağırmaz, kötülüğü, kötülükle karşılamazdı. Fakat, afveder ve bağışlardı.” (İbn-i Sa’d, tabakat. c. 1, s. 365)
Peygamber Efendimizin yaklaşık on sene hizmetinde bulunmuş olan Hz. Enes b. Mâlik te “Resûlullah Aleyhisselâm, insanların en güzel ahlâklısı idi” demektedir. (İbn-i Sa’d, Tabakat, c.1, 364)
İnsanlara ahlakın en güzelini getiren Kur’an’ı Kerim’de güzel ahlakı tavsiye eden pek çok âyeti kerime vardır. Bazılarına meâlen bakalım:
Ahlakla ilgili âyet-i kerimeler
“Af yolunu tut! İyiliği emret! Câhillerden yüz çevir!” (Araf/199)
“Şüphesiz ki, Allah, adaleti, iyiliği, husûsile akrabaya muhtaç oldukları şeyleri vermeyi emr eder. Taşkın kötülüklerden, kötü sayılan şeylerden ve azgınlıktan da men eder…” (Nahl/90)
“… Namazını dosdoğru kıl; iyiliği tavsiye et; kötülüklerden sakındır; başına gelene sabret. Şüphesiz ki bunlar, uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir.” (Lokman/17)
“Her kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz ki bu, uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir.” (Şûra/43)
“… İçlerinden birazı müstesna olmak üzere, sen, onlardan daima bir hainliğe muttali olup duracaksın. Sen, yine onların suçundan geç, aldırış etme! Şüphe yok ki, Allah, iyilik edenleri sever.” (Mâide/13)
“İçinizde fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabasına, yoksullara, Allah yolunda hicret edenlere vermelerinde kusur etmesin, afvetsin, onların uygunsuz hareketlerine aldırış etmesin. Allah’ın sizi affetmesini sevmez misiniz? Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” (Nur/22)
“İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğe, iyiliğin en güzeliyle karşılık ver; bir de bakarsın, aranızda düşmanlık bulunan kimse candan bir dost oluvermiştir.” (Fussilet/34)
“O takva sahipleri, bollukta ve darlıkta bağışta bulunanlar, öfkelerini yutanlar ve insanların kusurlarını affedenlerdir. Allah da iyilik yapanları sever.” (Al-i İmrân / 134)
“Ey îmân edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı büyük günahtır. Birbirinizin gizli hallerini ve kusurlarını araştırmayın; birbirinizi gıybet de etmeyin. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksinirsiniz, öyleyse Allah’tan korkun, şüphesiz ki Allah tevbeleri kabul edici ve çok merhamet edicidir.” (Hucurât/12)
--------------------

0 yorum yazılmıştır
Yorum yaz!